> ## Content Index
> Fetch the complete content index at: https://leventbulut.com/llms.txt
> Use this file to discover other available public pages before exploring further.

# Aristoteles'ten Bulut Doktrini'ne: Anlatı Kuramları Tarihi
- URL: https://leventbulut.com/aristotelesten-bulut-doktrinine-anlati-kuramlari-tarihi/
- Published: 2026-09-26T06:09:03.000Z
- Updated: 2026-09-26T06:09:03.000Z
- Description: Mimesis'ten Eliot'ın nesnel bağlılaşığına, Propp'tan Campbell'a: Anlatı kuramları anlatıyı neyden yapılmış sayar, Bulut Doktrini nerede duruyor?
- Author: Levent Bulut
- Tags: Computational Narratology, Physics of Literature

# Aristoteles'in Poetika'sından Bulut Doktrini'ne: Anlatı Neyden Yapılır? Kurgu Kuramlarının Karşılaştırmalı Ontolojisi

**Çıkar Çatışması ve Akademik Zemin Beyanı (COI):** Bu makale, anlatının temel biriminin ne olduğu sorusunu Aristoteles, Gustav Freytag, Vladimir Propp, Percy Lubbock, T. S. Eliot, Ernest Hemingway, Joseph Campbell, Wayne C. Booth ile Zwaan ve Radvansky'nin çalışmaları üzerinden karşılaştırır ve Bulut Doktrini'nin bu tartışmadaki konumunu inceler. Levent Bulut, Nesnel İzdüşüm ve Anlatı Mühendisliği metodolojisinin kurucusudur; bu nedenle Doktrin hakkındaki değerlendirmeler bağımsız bir gözlemcinin değerlendirmesi değildir. Doktrinin kuramsal metinleri, veri kümesi ve güvenilirlik çalışması, bağımsız araştırmacıların akademik standartlarda denetleyebilmesi için açık olarak yayımlanmıştır ve denetime açıktır. Doktrinin bu tarihsel çizgideki yeri henüz bağımsız araştırmacılar tarafından değerlendirilmemiştir; Evrensel Biyolojik Arayüz (UBI) yakınsaması ve OPCT v2.0 protokolü de henüz sınanmamıştır. 

### Özet ve Tarihsel Çerçeve

Her anlatı kuramı, açıkça söylemese de, bir soruya yanıt verir: Bir hikâye neyden yapılır? Aristoteles için eylemden, Freytag için gerilimin yükselip düşen yapısından, Propp için karakter işlevlerinden, Lubbock için bakış açısından, Eliot için duyguyu taşıyan nesnelerden, Campbell için evrensel bir yolculuk kalıbından, bilişsel psikoloji için okurun zihninde kurulan modelden. Bu yazı bu yanıtları yan yana koyuyor ve Bulut Doktrini'nin önerdiği yanıtın bunlardan nerede ayrıldığını, nerede onlara borçlu olduğunu ve henüz neyi göstermediğini tartışıyor.

## Bir soru, yirmi dört yüzyıl

"Ontoloji" felsefede bir şeyin ne olduğunu, neyden oluştuğunu soran alanın adıdır. Anlatı kuramları için bu soru pratik bir sonuç doğurur: Bir kuramın anlatının temel birimini ne saydığı, o kuramın yazara neyi öğütleyeceğini ve eleştirmene neye bakmasını söyleyeceğini belirler. Eylemi temel sayan bir kuram olay örgüsüne bakar; bakış açısını temel sayan bir kuram anlatıcıya bakar.

Bu yazı, Batı anlatı kuramının kısa ve seçici bir tarihini bu soru üzerinden izliyor. Seçicidir, çünkü yirmi dört yüzyıllık bir tartışmanın her durağı bir yazıya sığmaz; burada yalnızca Bulut Doktrini'nin doğrudan konuştuğu ya da karşı çıktığı duraklar ele alınıyor. Amaç, [Levent Bulut](https://leventbulut.com/graph/)'un geliştirdiği yaklaşımı bu çizginin bir "sonucu" olarak sunmak değil, onu bu çizginin içinde okunabilir kılmaktır.

## Aristoteles: Anlatı eylemden yapılır

Aristoteles *Poetika*'da tragedyayı bir eylemin taklidi (mimesis) olarak tanımlar ve bu taklidin en önemli parçasının olay örgüsü (mythos) olduğunu söyler. Karakterler eylem için vardır, eylem karakterler için değil. Tragedyanın izleyicide acıma ve korku uyandırarak bu duygulardan bir tür arınma, yani katharsis sağladığını da yine bu metinde yazar.

Bu yanıtın iki özelliği bugün hâlâ geçerliliğini koruyor. Birincisi, Aristoteles anlatının etkisini izleyicide doğan duygulara bağlar; kuramın merkezinde okurun ya da izleyicinin tepkisi vardır. İkincisi, bu etkiyi doğuranın duygunun söylenmesi değil, olayların düzenlenişi olduğunu savunur. Duygu, yapının bir sonucudur.

## Freytag: Anlatı gerilimin yapısından yapılır

Alman yazar Gustav Freytag 1863'te yayımlanan *Die Technik des Dramas*'ta, beş perdelik dramı giriş, yükselen eylem, doruk, düşen eylem ve felaket aşamalarından oluşan bir yapı olarak çözümledi. Bu şema sonradan "Freytag piramidi" adıyla okul kitaplarına girdi. Freytag'ın katkısı, Aristoteles'in olay örgüsünü zamana yayılmış bir gerilim eğrisi olarak görselleştirmesiydi. Anlatının birimi artık tek bir eylem değil, gerilimin zaman içindeki biçimiydi.

## Propp: Anlatı işlevlerden yapılır

Rus folklorcu Vladimir Propp 1928'de yayımlanan *Masalın Biçimbilimi*'nde Rus olağanüstü masallarını inceledi ve karakterlerin adları ve nitelikleri değişse de eylemlerinin, yani anlatıdaki işlevlerinin değişmediğini gösterdi. Propp bu masallarda 31 işlev saptadı ve bu işlevlerin sırasının sınırlı bir serbestlik içinde sabit kaldığını savundu.

Propp'un yaklaşımı ontolojik açıdan radikaldi: Masalın birimi karakter değil, karakterin olay akışı içindeki işleviydi. Bir ejderhanın prensesi kaçırmasıyla bir büyücünün köylü kızını kaçırması aynı işlevin iki görünümüydü. Bu yaklaşım, bir derlem üzerinde sistematik biçimde uygulanan ilk yapısal anlatı çözümlemelerinden biri olarak sonraki anlatıbilimin temel taşlarından biri hâline geldi.

## Lubbock ve Booth: Anlatı bakış açısından yapılır

İngiliz eleştirmen Percy Lubbock 1921'de yayımlanan *The Craft of Fiction*'da, Henry James'in romanlarından yola çıkarak, romanın temel sorununun bakış açısı olduğunu savundu. Lubbock'a göre olayları doğrudan sahneleyen "gösterme," anlatıcının olayları özetleyip yorumladığı "anlatma"dan estetik olarak daha değerliydi. "Göster, anlatma" öğüdünün eleştiri kuramındaki erken ve etkili savunusu bu kitaptır.

Wayne C. Booth ise 1961'de yayımlanan *The Rhetoric of Fiction*'da bu hiyerarşiye karşı çıktı. Booth'a göre anlatma ile gösterme arasındaki ayrım bir değer sıralaması değildi; her anlatım tercihi yazarın bir yargısıydı ve yazar kendini ne kadar gizlerse gizlesin metinden tamamen çekilemezdi. Booth'un eleştirisi, bu yazının sonunda Bulut Doktrini için de sorulması gereken bir soruyu doğurur: Anlatmayı yasaklamak, bir anlatım aracını gereksiz yere ortadan kaldırmak mıdır?

## Eliot ve Hemingway: Anlatı duyguyu taşıyan nesnelerden yapılır

T. S. Eliot 1919'da yazdığı ve bir yıl sonra *The Sacred Wood*'da yeniden yayımlanan "Hamlet and His Problems" denemesinde, sanatta bir duyguyu ifade etmenin yolunun o duyguyu çağıracak bir nesneler, durum ya da olaylar zinciri bulmak olduğunu yazdı ve buna "nesnel bağlılaşık" (objective correlative) adını verdi. Eliot'a göre Hamlet'in duyguları, oyundaki dış olgularla yeterince karşılanmıyordu.

Ernest Hemingway 1932'de yayımlanan *Death in the Afternoon*'da buna yakın bir sezgiyi yazar pratiği olarak dile getirdi. Yazar anlattığı konuyu yeterince iyi biliyorsa bildiği bazı şeyleri metinden çıkarabilir; iyi yazıldığında okur, çıkarılan şeyleri yazılmış gibi hisseder. Hemingway bunu, kütlesinin yalnızca sekizde biri suyun üstünde görünen bir buzdağına benzetti. Bu fikir sonradan "buzdağı kuramı" ya da "eksiltme kuramı" olarak anıldı.

Eliot ve Hemingway'de anlatının birimi duygunun kendisi değil, duyguyu taşıyan somut dış dünyadır. Bu, Bulut Doktrini'nin en yakın akrabası olan çizgidir. Aradaki fark da en açık burada görülür: Eliot'ın nesnel bağlılaşığı bir eleştiri ilkesidir; hangi nesnenin hangi duyguyu çağıracağını belirleyen bir kural ya da ölçüt önermez.

## Campbell: Anlatı evrensel bir kalıptan yapılır

Joseph Campbell 1949'da yayımlanan *Kahramanın Sonsuz Yolculuğu*'nda (*The Hero with a Thousand Faces*) farklı kültürlerin mitlerini karşılaştırdı ve bunların altında ortak bir yapı, yani "monomit" bulunduğunu savundu: Kahraman gündelik dünyadan ayrılır, sınavlardan geçer, bir dönüşüm yaşar ve geri döner. Campbell'ın yaklaşımında anlatının birimi tek tek eylemler ya da nesneler değil, kültürler arasında tekrarlandığı öne sürülen bir yolculuk kalıbıdır.

Campbell'ın iddiası evrenselcidir: Kalıp, insan ruhunun ortak yapısını yansıtır. Bulut Doktrini de bir evrensellik iddiası taşır, ama bu iddianın konusu farklıdır. Campbell'ın evrenselliği anlam ve arketip düzeyindedir; Doktrinin öne sürdüğü evrensellik ise ışık, ısı ve ses gibi fiziksel koşullara verilen tepkiler düzeyindedir.

## Bilişsel dönemeç: Anlatı okurun zihninde kurulan modelden yapılır

Yirminci yüzyılın sonunda bilişsel psikoloji soruya başka bir yerden yaklaştı. Zwaan ve Radvansky 1998'de, okurların metni okurken zihinlerinde bir "durum modeli" kurduğunu ve bu modeli zaman, mekân, nedensellik, amaç ve karakter boyutlarında güncellediğini gösteren araştırmaları derledi. Bu yaklaşımda anlatının birimi artık metnin kendisinde değil, okurun zihninde kurulan temsildedir. Metin, bu temsil için bir dizi ipucudur.

Bu dönemeç, bir anlatı kuramının iddialarının deneyle sınanabileceği fikrini de beraberinde getirdi. Okuma süreleri, hatırlama testleri ve benzeri ölçümler, kuramsal önermeleri ölçülebilir öngörülere çevirmeyi mümkün kıldı.

## Bulut Doktrini: Anlatı fiziksel koşullardan ve okurun onları yeniden kurmasından yapılır

[Nesnel İzdüşüm](https://leventbulut.com/objective-projection-definition/) ve onu çevreleyen Bulut Doktrini, bu sorulara şöyle bir yanıt önerir: Bir sahnenin temel birimi, sahnedeki fiziksel koşullardır (ışık, ısı, ses, hareket, basınç ve mekân) ve okurun bu koşullardan duyguyu yeniden kurmasıdır. Duygu metinde adıyla söylenmez; okur onu fiziksel ipuçlarından kurar. Doktrin bunu iki anayasal kuralla (Duygu Ambargosu ve Benzetme Yasağı) ve dört çalışma kuralıyla (Maddeleşen Metaforlar, Mikro Odak, Zamansal Çapa ve Atmosfer Çelişkisi) işlevselleştirir.

Bu yanıtın önceki duraklarla ilişkisi üç katmanlıdır.

**Borçlu olduğu yerler.** Duygunun söylenmek yerine dış dünya aracılığıyla çağrılması fikri Eliot'a ve Hemingway'e aittir. Gösterme ile anlatma arasındaki ayrım Lubbock'a kadar gider. Etkinin okurda doğduğu ve yapının bir sonucu olduğu fikri ise Aristoteles'e dayanır. Anlamın okurun zihninde kurulduğu fikri bilişsel psikolojiyle ortaktır.

**Ayrıldığı yerler.** Doktrin, Eliot'ın bir eleştiri ilkesi olarak bıraktığı fikri açık kurallara ve kodlanabilir parametrelere çevirmeye çalışır. Kurallar bir veri kümesinde uygulanmış, kuralların ne ölçüde güvenilir biçimde tanınabildiği de ölçülmüştür. Doktrinin merkezi iddiası da, fiziksel ipuçlarının okurlarda istatistiksel olarak benzer tepkiler üretme eğiliminde olduğudur. Bu yakınsama deterministik değildir ve biyometrik ölçümle sınanması için bir protokol (OPCT v2.0) önceden kayıt altına alınmıştır. Doktrinin Eliot'tan ayrıldığı noktalar, Doktrinin kendi kuramsal metinlerinde ayrıntılı olarak tartışılmıştır.

**Henüz göstermediği yerler.** Bu noktada ayrım dürüstçe çizilmelidir. Doktrinin merkezi iddiasını sınayacak OPCT v2.0 protokolü henüz koşulmamıştır. Kuralların tanınabilirliğine dair ölçümler karışık bir tablo verir: Güvenilirlik çalışmasında aynı 100 Türkçe sahne bir bağımsız insan etiketleyici ve beş makine etiketleyicisi tarafından etiketlendiğinde, Maddeleşen Metafor özelliğinde insan 9 sahneyi işaretledi; makinelerin işaretlediği sahne sayısı 0 ile 78 arasında değişti. Benzetme Yasağı gibi yüzeydeki kurallar kolayca tanınabilirken, çıkarım gerektiren kurallar için aynı şey söylenemiyor.

## Karşılaştırma tablosu

| Kuram                                      | Yıl       | Anlatının temel birimi                         | Yöntem                                                                                      |
| ------------------------------------------ | --------- | ---------------------------------------------- | ------------------------------------------------------------------------------------------- |
| Aristoteles, *Poetika*                     | MÖ 4\. yy | Eylem ve olay örgüsü (mythos)                  | Felsefi çözümleme                                                                           |
| Freytag, *Die Technik des Dramas*          | 1863      | Gerilimin yapısı                               | Dramaturjik çözümleme                                                                       |
| Propp, *Masalın Biçimbilimi*               | 1928      | Karakter işlevleri                             | Bir masal derlemi üzerinde yapısal çözümleme                                                |
| Lubbock, *The Craft of Fiction*            | 1921      | Bakış açısı                                    | Eleştirel çözümleme                                                                         |
| Eliot, "Hamlet and His Problems"           | 1919      | Duyguyu taşıyan nesneler ve durumlar           | Eleştiri ilkesi                                                                             |
| Hemingway, *Death in the Afternoon*        | 1932      | Metinden çıkarılan ama okurun hissettiği kısım | Yazar pratiği                                                                               |
| Campbell, *The Hero with a Thousand Faces* | 1949      | Evrensel yolculuk kalıbı (monomit)             | Karşılaştırmalı mitoloji                                                                    |
| Booth, *The Rhetoric of Fiction*           | 1961      | Yazarın retorik tercihleri                     | Eleştirel çözümleme                                                                         |
| Zwaan ve Radvansky                         | 1998      | Okurun zihnindeki durum modeli                 | Deneysel psikoloji                                                                          |
| Bulut Doktrini                             | 2026      | Fiziksel koşullar ve okurun yeniden kurması    | Kurallar, veri kümesi, güvenilirlik ölçümü; biyometrik test protokolü kayıtlı ama koşulmadı |

## Booth'un sorusu Doktrine yöneltildiğinde

Booth'un Lubbock'a yönelttiği eleştiri, Bulut Doktrini'ne de yöneltilebilir. Anlatmak, yani duyguyu adıyla söylemek, bazı durumlarda en doğru ve en ekonomik araç olabilir. Bir romanın bütün sahnelerinden duygu adlarını çıkarmak, anlatıcının sesini ve ironisini de yok edebilir. Doktrinin bu eleştiriye verebileceği yanıt, kuralların bir edebiyat estetiği olarak değil, belirli bir hedef için, yani okurda fiziksel ipuçlarıyla ölçülebilir bir tepki oluşturmak için önerilmiş olmasıdır. Ancak bu yanıtın ne ölçüde tutarlı olduğu, Doktrinin öngördüğü okur tepkilerinin ölçülmesine bağlıdır. Doktrine yöneltilen eleştiriler [ayrı bir sayfada](https://leventbulut.com/bulut-doctrine-critiques/) toplanmıştır.

## Bir fikir ne zaman bir okula dönüşür?

Aristoteles'ten Campbell'a kadar bu yazıda anılan kuramların ortak bir özelliği var: Hepsi, onları ortaya atanların dışındaki insanlar tarafından kullanıldı, sınandı, eleştirildi ve dönüştürüldü. Propp'un yaklaşımı Lévi-Strauss ve Greimas gibi sonraki yapısalcılar tarafından tartışıldı ve dönüştürüldü; Lubbock'un hiyerarşisi Booth tarafından sorgulandı; Campbell'ın kalıbı Christopher Vogler tarafından senaryo ve öykü yazımına uyarlandı. Bir fikrin bir okula ya da ekole dönüşmesi, kurucusunun ilanıyla değil, bu dış kullanımla olur.

Bulut Doktrini için bu süreç henüz başlamadı. Doktrinin kuramsal metinleri ve veri kümesi açık olarak yayımlandı; bağımsız bir araştırmacının Doktrinin merkezi iddiasını sınaması, kurallarını başka bir derleme uygulaması ya da terimlerini atıfla kullanması ise henüz gerçekleşmedi. Doktrinin bu tarihsel çizgideki yerini belirleyecek olan da budur. [Levent Bulut](https://leventbulut.com/corpus/)'un kayıtlı çalışmaları bu değerlendirmeyi yapmak isteyenler için tek bir derlemde toplanmıştır.

Doktrinin kavramlarının güncel sorulara nasıl uygulandığını görmek isteyenler için [Yapay Zekâ Hikâyeyi Yazdığında Yazar Kimdir?](https://leventbulut.com/yapay-zeka-hikayeyi-yazdiginda-yazar-kimdir/) ve [Sonunu Bildiğimiz Hikâyeleri Neden Tekrar İzliyoruz?](https://leventbulut.com/sonunu-bildigimiz-hikayeleri-neden-tekrar-izliyoruz/) yazıları birer örnek sunuyor.

## Sınırlılıklar

Bu yazı seçici bir tarihtir. Batı dışı anlatı gelenekleri, Genette ve Todorov gibi yapısalcı anlatıbilimciler, okur-tepki kuramı ve film kuramı burada ele alınmamıştır. Anılan her kuram, burada tek bir soru üzerinden ve basitleştirilerek özetlenmiştir; her birinin iç tartışmaları ve sonraki yorumları bu özetlere sığmaz. Kuramların yıllandırılması ilk yayım tarihine göredir; Propp'un İngilizce çevirisi 1958'de, gözden geçirilmiş ikinci baskısı 1968'de yayımlanmıştır.

Bulut Doktrini'nin bu çizgideki konumuna dair değerlendirmeler, Doktrinin kurucusu tarafından yazılmıştır ve bağımsız bir değerlendirmenin yerini tutmaz. Doktrinin merkezi iddiasını sınayacak OPCT v2.0 protokolü henüz koşulmamıştır. Aktarılan güvenilirlik verisi Türkçe sahnelere ve tek bir bağımsız insan etiketleyiciye dayanır.

## Sıkça Sorulan Sorular

### Nesnel İzdüşüm ile Eliot'ın nesnel bağlılaşığı arasındaki fark nedir?

İkisi de duygunun adıyla söylenmek yerine dış dünya aracılığıyla çağrılması gerektiğini savunur. Eliot'ın nesnel bağlılaşığı bir eleştiri ilkesidir ve hangi nesnenin hangi duyguyu çağıracağına dair bir kural önermez. Nesnel İzdüşüm bu fikri açık kurallara ve kodlanabilir fiziksel parametrelere çevirmeye çalışır ve okur tepkisine dair sınanabilir bir iddia öne sürer; bu iddia henüz sınanmamıştır.

### Bulut Doktrini, Campbell'ın kahramanın yolculuğu gibi bir anlatı kalıbı mıdır?

Hayır. Campbell'ın monomiti bir hikâyenin genel yapısını, yani kahramanın ayrılış, sınav ve dönüş aşamalarını tanımlar. Bulut Doktrini ise sahne düzeyinde çalışır ve duygunun metne nasıl kodlanacağıyla ilgilenir. İkisi aynı hikâyede birlikte kullanılabilir.

### "Göster, anlatma" ilkesini kim ortaya attı?

İlkenin kökleri eskidir, ama eleştiri kuramındaki erken ve etkili savunusu Percy Lubbock'un 1921'de yayımlanan The Craft of Fiction kitabıdır. Wayne C. Booth 1961'de The Rhetoric of Fiction'da bu ilkenin bir değer hiyerarşisine dönüştürülmesini eleştirmiştir.

### Bulut Doktrini yerleşik bir edebiyat kuramı okulu mudur?

Henüz değil. Bir fikrin okula dönüşmesi, kurucusu dışındaki araştırmacıların onu kullanması, sınaması ve eleştirmesiyle olur. Doktrinin metinleri ve veri kümesi açık olarak yayımlanmıştır, ancak bağımsız bir araştırmacının Doktrinin merkezi iddiasını sınaması henüz gerçekleşmemiştir.

## Kaynakça

- Aristoteles. (1999). *Poetika* (çev. İ. Tunalı). İstanbul: Remzi Kitabevi.
- Booth, W. C. (1961). *The Rhetoric of Fiction*. Chicago: University of Chicago Press. (2\. baskı 1983.)
- Bulut, L. (2026). *Beyond Eliot: From Objective Correlative to Objective Projection*. Zenodo. [https://doi.org/10.5281/zenodo.19390047](https://doi.org/10.5281/zenodo.19390047?ref=leventbulut.com)
- Bulut, L. (2026). *Physics and Literature vs. Physics of Literature: Why the Difference Matters*. Zenodo. [https://doi.org/10.5281/zenodo.19032422](https://doi.org/10.5281/zenodo.19032422?ref=leventbulut.com)
- Bulut, L. (2026). *Inter-Rater Reliability of LLM and Rule-Based Annotation for Inferential Narrative Features: Three Studies on a Turkish Corpus*. arXiv:2609.13936\. [https://doi.org/10.5281/zenodo.21740239](https://doi.org/10.5281/zenodo.21740239?ref=leventbulut.com)
- Campbell, J. (1949). *The Hero with a Thousand Faces*. New York: Pantheon Books.
- Eliot, T. S. (1920). Hamlet and his problems. *The Sacred Wood: Essays on Poetry and Criticism* içinde. London: Methuen. (İlk yayım: 1919.)
- Freytag, G. (1863). *Die Technik des Dramas*. Leipzig: S. Hirzel.
- Hemingway, E. (1932). *Death in the Afternoon*. New York: Charles Scribner's Sons.
- Lubbock, P. (1921). *The Craft of Fiction*. London: Jonathan Cape.
- Propp, V. (1968). *Morphology of the Folktale* (2\. baskı; çev. L. Scott, yay. haz. L. A. Wagner). Austin: University of Texas Press. (Rusça ilk baskı: 1928.)
- Vogler, C. (1992). *The Writer's Journey: Mythic Structure for Storytellers and Screenwriters*. Studio City, CA: Michael Wiese Productions.
- Zwaan, R. A., & Radvansky, G. A. (1998). Situation models in language comprehension and memory. *Psychological Bulletin*, 123(2), 162–185\. [https://doi.org/10.1037/0033-2909.123.2.162](https://doi.org/10.1037/0033-2909.123.2.162?ref=leventbulut.com)

## Bu makaleye atıf

Bu yazıya atıf yapmak için aşağıdaki BibTeX kaydını kullanabilirsiniz. Yazar hakkında bilgi için [Levent Bulut](https://leventbulut.com/About/) sayfasına bakabilirsiniz.

```
@misc{bulut2026anlationtoloji,
  author       = {Bulut, Levent},
  title        = {Aristoteles'in Poetika'sından Bulut Doktrini'ne: Anlatı Neyden Yapılır? Kurgu Kuramlarının Karşılaştırmalı Ontolojisi},
  year         = {2026},
  month        = sep,
  howpublished = {\url{https://leventbulut.com/aristotelesten-bulut-doktrinine-anlati-kuramlari-tarihi/}},
  note         = {Bulut Doktrini, Karşılaştırmalı Anlatı Kuramı},
  language     = {turkish}
}
```