Doğruya Doğru: Bir Gazetecinin Seyir Defteri

Doğruya Doğru

Siz de hissediyor musunuz?

Gürültünün arttığını ama sohbetin azaldığını… Kalabalıkların büyüdüğünü ama yalnızlığın derinleştiğini… Herkesin “harika” olduğunu söylediği ama kimsenin gerçekten iyi olmadığını…

Bir fincan sıcak çayın yerini alan o plastik bardaktaki yavanlıktan, tabletlere hapsolmuş çocuklarımızın artık kanamayan dizlerine kadar, hayatın o eski, o sahici tadını usulca kaybettiğimizi siz de fark ediyor musunuz?

İşte usta gazeteci Levent BULUT, yıllardır hepimizin içten içe hissettiği ama adını koyamadığı bu sessiz değişimin, bu kaybolan ruhun seyir defterini tuttu. Hem gazete köşelerinden tanıdığımız hem de ilk kez gün yüzüne çıkacak yazılarından oluşan Doğruya Doğru, modern zamanların o parlak ama sahte vitrinlerinin arkasına bakmaya cesaret eden bir başucu kitabı.

Bu kitap size sihirli çözümler ya da beş adımda mutluluk formülleri vaat etmiyor. Tam tersine, unuttuğumuz değerlerle, görmezden geldiğimiz yanlışlarla ve en çok da kendi kendimize söylediğimiz yalanlarla dürüst bir yüzleşmeye davet ediyor.

  • Bir annenin görünmez mesaisinden, babaların sessiz gözyaşlarına…
  • Sokaklarda kalan o son yara izlerinden, kibirle dimdik duran boş başaklara…
  • “Nasılsın?” sorusunun altındaki o kocaman boşluktan, vefanın bir güne sığdırılmasına…

Levent BULUT’un o tanıdık, sitemkâr ama hep umutlu kalemiyle, hayatın en basit anlarında saklı olan o büyük anlamların izini sürdüğü bu eseri okurken, sık sık durup “İşte tam da bu!” diyeceksiniz.

Eğer siz de lafı dolandırmayan, samimi bir ses arıyorsanız; eğer siz de o “eski tadı” özleyenlerdenseniz, bu kitap sizin için bir sığınak, bir ayna ve uzun zamandır sohbet etmediğiniz bir dost olacak.

Doğruya Doğru sadece bir kitap değil; bu gürültünün içinde kendi sesini kaybetmiş herkes için bir uyanış çağrısıdır.

Yorum gönder

Kaçırmış Olabilirsiniz