Edebiyatın Fiziği: Nesnel İzdüşüm Manifestosu
Edebiyat, yüzyıllardır soyut sıfatların ve belirsiz benzetmelerin gölgesinde duyguları tarif etmeye çalıştı. Ancak yaşamın çıplak gerçekliği, kelimelerin bu sübjektif yükünden çok daha somut bir temele dayanır.
“Nesnel İzdüşüm” (Objective Projection), edebiyatı bir duygu tarifçisi olmaktan çıkarıp bir “gözlemci-fizikçi” konumuna yerleştiren yeni bir anlatım disiplinidir. Bu metodolojide “gibi”lere, “sanki”lere ve “korktu, sevindi, üzüldü” gibi hazır etiketlere yer yoktur. Burada sadece nesnelerin dürüstlüğü, ısıl değişimler, akustik frekanslar ve biyolojik yansımalar konuşur.
Özellikle 7-12 yaş grubundaki çocukların somut işlemleme yetisine hitap eden bu teknik, duygu regülasyonunu fiziksel farkındalıkla birleştirerek çocuk edebiyatında pedagojik bir devrim vaat ediyor.
Manifestonun kuramsal detaylarını, metodolojinin 6 altın kuralını ve “Edebiyatın Fiziği” üzerine kaleme aldığım derinlikli makalenin tamamını okumak için aşağıdaki bağlantıyı takip edebilirsiniz.
Medium’da Devamını Oku: Nesnel İzdüşüm: Edebiyatta ‘Gibi’siz Bir Evren Mümkün mü?


Yorum gönder