Etiket: levent bulut
Aşk gemi batırır mı?
Bu köşenin takipçileri hatırlayacaktır. Haftada bir gün eşimle evde klasik film izliyoruz. Gündemin sürekli değiştiği ülkemizde bu pazar da siyasetten ve gündemden uzak durmak istiyorum. Geçen hafta Cesur Yürek’i izlemiş ve filmle ilgili düşüncelerimi yazmıştım. Bu haftaki köşemize konu olacak film ise: Titanik. *** Filmde Brock Lovett ve grubu, batmaz denilen fakat yolculuğu 4,5 gün…
Hayat ve mutluluk
Hayatı boyunca mutsuz olan bir adam mutluluğu aramaya koyulmuş. Fakat ne yaptıysa mutluluğu bir türlü yakalayamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi tavsiye etmişler. Bu bilge kendisine kim gelirse gelsin sorularına cevap verip derdine derman bulmadan geri göndermezmiş. *** Bu bilgeden yardım istemeye karar vermiş. Uzun bir yolculuktan sonra bilgeyi…
Bebekler nasıl uyur?
Doğumhanenin kapısı açıldığında Hemşire: “Anne ve bebeğin sağlığı iyi. Bebeği şimdi vereceğiz, anne ise birazdan” dedi ve o an geldi. Bebeği kuvözden çıkardılar. Duygularını çok belli eden bir adam değilimdir, ama bu bambaşka bir şeydi. Zaten o esnada duygularınızı, mimiklerinizi kontrol edemiyorsunuz. O an, siz kendi elinizde değilsiniz artık. Zira beyin hükmedemiyor duygulara. Aynı aşk…
Hayatın mutluluğu dengedir
Hayatı boyunca mutsuz olan bir adam mutluluğu aramaya karar vermiş. Fakat ne yaptıysa mutluluğu bir türlü bulamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi tavsiye etmişler. Bu bilge kendisine kim gelirse gelsin, sorularına cevap vermeden, derdine derman bulmadan geri göndermezmiş. *** Son çare işte bu bilgeden yardım istemeye karar vermiş. Uzun…
Büyük ustalar unutulmuyor
“Bak beyim, sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, Her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu, karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak? Ama nasıl yakışmasın! Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören. Anlamıyor musun beyim,…
Umudunu yitiren hayatını yitirmiş gibidir
Ülkenin birinde; soğuk bir kış günü, sıkı sıkıya kürküne gömülmüş Kral, tahtında oturuyordu. Büyük şöminedeki odunlar çıtır çıtır yanıyor, taht odasını sıcacık yapıyordu. Kral’ın hizmetçileri, çıtır çıtır yanan odunların ateşinde; kâh kestane pişiriyor, kâh mısır patlatıyorlardı. Palyaçolar da; mısır ve kestaneleri iştahla mideye indiren Kral’a türlü oyunları kahkahalar arasında sergiliyorlardı. Bir süre sonra Kral, kışın…
Önce ebeveynler bilinçlenmeli
Gelişen teknolojiyle birlikte günlük hayatımızda telefon, tablet, bilgisayar, televizyon vb. gibi aletleri sıklıkla kullanıyoruz. Bu sebeple günümüz çocukları teknolojinin içine doğduklarından birçok aleti kullanır hale geldiler. Kızım Ayça’dan örnek vereyim, henüz 2 yaşında ama benim ya da Ülkü’nün telefonunu kaptığında, o kadar uygulama arasında Youtube’i bulup açıyor, daha önce izlediği videoları izleyebiliyor. İzlerken reklam çıktığında…
Erkekler de Ağlar
O gün sabah işe gitmek için hazırlanıyordum. Ülkü çayını yudumluyordu. Fakat bir şey dikkatimi çekti. Birkaç gündür hâlsiz olduğunu söylüyordu ama o sabah çok yorgun görünüyordu. Endişeyle: – Nasılsın? dedim. – Çok halsizim diye cevap verdi. Bunu derken sesi bile yorgundu. İnsan gönül verdiği kadının fizikî ve ruhî yorgunluğunu görünce, ister istemez korkuyor. Belli etmemeye…
Sevdiklerinizi üzmemek için sigarasız hayatı seçin
İlkokul 4 bitmiş 5’inci sınıfa geçmiştim. Tatil başlamış; kimi arkadaşım memleketine köyüne giderken, kimi ailece yaylaya gitmişti. Kalan arkadaşlarımın ise çoğu çalışıyordu. Akşamı iple çekiyordum. Çünkü arkadaşlar işten gelince ancak toplanıyor, sokak lambalarının altında top oynuyorduk. Bu yüzden gündüzlerim sıkıcı geçiyordu. İnşaat, oto tamircisi, berber ya da esnaf gibi babası meslek sahibi olanlar babalarının yanında…
Türkiye’de misafirperverliğin bitmesi
O gün her zamanki gibi gazeteden çıktım, durağa gidiyorum. Bir müddet yürüdükten sonra arkamdan tanıdık bir ses yankılandı. Dönüp baktığımda uzun zamandır görmediğim bir dostumu karşımda gördüm. * Ne zaman telefonda konuşup bir gün buluşalım desek araya hep iş güç giriyor ve öyle kalıyordu. Bayağı bir zamandır da artık buluşalım demeyi kesmiştik. O an küçük…
Unutamadığım bir metro anısı
Metro her zamanki gibi yine kalabalıktı. Günün yorgunluğundan bunalan insanlar bir an önce kendilerini eve atma telaşı içinde koşuşturuyorlardı. Ülkü’ye: “Bir sonrakini bekleyelim. Üç dakikası var.” dedim. “Olur.” dedi isteksizce. Yedi yıl olmuştu birbirimize gönül vereli… Birbirimizi çok iyi tanıyor, birbirimizin huyunu suyunu çok iyi biliyorduk. Al işte! Yine sinir etmeyi başarmıştım. Hoş, nasıl kızdırdığımı…
Kadınları mutlu etmenin yolları
Kadınları mutlu etmek erkekler için zor bir iş olarak kabul edilir. Birçok erkek kadınların ev, araba, yüzük, pırlanta, kürk gibi pahalı hediyelerle mutlu olacağını sanıyor. Fakat yanılıyorlar. Zira kadınları mutlu etmek öyle çok zor bir iş değildir. Çünkü sevgi ve şefkatle yoğrulmuş kadınlar çok küçük şeylerle mutlu olabilirler. *** İşte sizlere kadınları mutlu etmenin sırları:…
Eski Türkiye’yi çok özlüyorum…
Bir tek ben mi böyle düşünüyorum bilmiyorum. Ama ben eski Türkiye’yi özlüyorum arkadaş. Hafızamız zayıf değilse dünümüzü hatırlıyor olmamız lazım. 15-20 yıl öncesini düşünün. Belki yine işsiz ya da borçlu idik ama yarınımıza umutla bakabiliyorduk. Öyle ya, kör talih bir gün bize de güler diyorduk. Birbirleri ile cigarasını paylaşan insanlar “hangi partilisin?” demiyordu. Terör bitme…
Dün sıradan iken bugün lüks olanlar
Hiç düşündünüz mü, dünümüze göre bugün lüks olan şeyler nedir diye? Şüphesiz çoğunuzun aklına ilk olarak konut ve araba gelecektir. Tamam, düne göre hatta tarih vereyim çok değil 5 sene önce 50-60 bin liralık peşinatın varsa, üstüne 120-130 bin kredi çekip İstanbul’un birçok semtinde 2+1 ev alabiliyordun.Ama şimdi durum eskisine göre çok farklı. Bugün bir…
Bebekler nasıl uyur?
Doğumhanenin kapısı açıldığında Hemşire: “Anne ve bebeğin sağlığı iyi. Bebeği şimdi vereceğiz, anne ise birazdan” dedi ve o an geldi. Bebeği kuvözden çıkardılar. Duygularını çok belli eden bir adam değilimdir, ama bu bambaşka bir şeydi. Zaten o esnada duygularınızı, mimiklerinizi kontrol edemiyorsunuz. O an, siz kendi elinizde değilsiniz artık. Zira beyin hükmedemiyor duygulara. Aynı aşk…
Piramitlerin yapımındaki kayalar nasıl taşındı?
Dış yüzeyleri üçgen olan ve üstte tek bir noktada birleşen yapıların piramit olduğunu söylemeye gerek yoktur herhalde. Piramit deyince de akla ilk gelen Mısır Piramitleri olmakta. Oysa dünyanın birçok yerinde farklı medeniyetler tarafından piramitler inşa edilmiştir. Mesala “hacimce en büyük piramit nerededir?” diye sorsam, çoğunluğun vereceği cevap Mısır olacaktır. Oysa kapladığı alan bakımdan en büyük…
Filler neden hiç unutmazlar?
Filler, mamutlar ve mastodonlar gibi soyu tükenmiş türleri de barındıran hortumlular takımındandır. Bu gruptan günümüzde soyunu sürdüren bir tek filler kalmıştır. Peki “fillerin hiçbir şeyi unutmadığını, ziyaret ettiği mekanları hatırlayabildiğini, ölüleri için yas tuttuğunu, diğer türler için endişelenebildiğini ve empati yapabildiklerini” biliyor muydunuz? İşte fillerle ilgili az bilinen gerçekler. “Filler hiçbir şeyi asla unutmazlar” sözünü…
Einstein ile ilgili bilinmeyen gerçekler
Einstein denince akla muhtemelen dil çıkaran bir dahi geliyordur. Tüm çarpıcı teorilerini, en saçma olarak nitelendirilen fikirlerden türetmiştir. Peki bu dahinin çorap giymeyi sevmediğini, sosyal toplantılardan hep ret aldığını, 9 yaşına kadar düzgün konuşamadığını biliyor muydunuz? En çok görelilik teorisi ile tanınan ve tüm zamanların en iyi fizikçilerinden kabul edilen Einstein, kuantum mekaniğinin gelişimine de…
Çifte Bayram
O zamanlar Adana’da ikamet ediyor olmama rağmen hafta sonları Ülkü için İstanbul’a geliyordum. Buluştuğumuzda ise okul bitince aileleri tanıştıralım, ne zaman istemeye gelelim, nasıl ev ve mobilya bakalım muhabbetleri yapıyorduk. İşte yine böyle bir hafta sonu yolumuz Taksim’e düştü. Orada gezerken Attilâ İlhan‘ı anma etkinliğine rastladık. ” Ee, hadi girelim mi?” soruma, “Olur” cevabıyla maceramız…
YALNIZ AĞAÇ
Hani bazen yalnız kalmak istersiniz ya, hiçbir şey yapmak gelmez içinizden. Hani içinizde sebepli sebepsiz bir sıkıntı, bir huzursuzluk olur da, duramazsınız ya evinizde. Atarsınız kedinizi dışarı. İşte öyle anlar insanın en duygusal olduğu anlarıdır. Böyle durumlarda her şey daha bir anlamlı olur. Duyguları kelimelere dökmek isteseniz de kelimeler kifayetsiz kalır. O zaman kendi kendinizle…