Durum Modelleri: Okur Fiziksel İpuçlarından Ne Kurar?

Bilişsel psikolojide durum modeli nedir, okur mekân, zaman ve duyguyu nasıl izler? Bulut Doktrini'nin UBI hipoteziyle benzerlikler, farklar ve sınırlar.

Share
Durum Modelleri: Okur Fiziksel İpuçlarından Ne Kurar?
The Cognitive Science of Reading: From Text to Mental World

Okur Fiziksel İpuçlarından Ne Kurar? Durum Modelleri ve Bir Hipotezin Sınırları

Özet ve Hipotez Çerçevesi

Bilişsel psikoloji, okurun bir anlatıyı okurken metnin değil, anlatılan durumun zihinsel bir temsilini kurduğunu ileri sürer: durum modeli. Bu modelin en çok anılan biçimi, okurun zamanı, mekânı, kahramanı, nedenselliği ve amaçları izlediğini öne sürer. Bulut Doktrini'nin altı parametresinden yalnız mekân ve zaman bu boyutlarla doğrudan örtüşür; ışık, ısı, ses ve hava bu listede yoktur. Okurların karakter duygularını çıkarıp çıkarmadığı konusunda ise bulgular karışıktır. Bu yazı, durum modeli literatürünü UBI hipotezine bir dayanak olarak değil, bir ilham analojisi ve sınama zemini olarak ele alıyor.

Durum modeli nedir?

Bir öykü okunduğunda akılda kalan şey çoğu zaman cümlelerin kendisi değil, anlatılan olaydır: kim nerede, ne zaman, ne yaptı. Bilişsel psikoloji bu temsile durum modeli adını verir. Rolf Zwaan'ın tanımıyla durum modeli, metnin kendisinin değil, metinde anlatılan durumun zihinsel temsilidir; anlatı kavrama araştırmalarının önemli bir kısmı, okurun anlatılan durumun dışında değil içindeymiş gibi davrandığını düşündürür (Zwaan, 1999).

Alanın temel derlemesi, Zwaan ve Radvansky'nin 1998'de Psychological Bulletin'de yayımlanan çalışmasıdır. Derleme, durum modellerinin dil kavrama ve bellekteki rolüne dair on beş yıllık araştırmayı bir araya getirir. Yazarlar, durum modellerinin her dil işleme görevinde gerekli olduğunu da öne sürmez (Zwaan ve Radvansky, 1998).

Okur neyi izler? Olay dizinleme modeli

Durum modelinin en çok anılan biçimi olay dizinleme modelidir. Bu modele göre anlatıdaki olaylar, okurun belleğinde beş boyut üzerinden birbirine bağlanır: zaman, mekân, kahraman, nedensellik ve amaç (Zwaan, Langston ve Graesser, 1995). Bu boyutlardan birinde bir değişiklik olduğunda okurun zihinsel modelini güncellemesi gerekir.

Zwaan'ın 2025'teki değerlendirmesine göre durum modeli kavramı metin araştırmalarının ötesine geçmiş; bugün film, çizgi roman ve gündelik olayların kavranmasını açıklamak için de kullanılıyor. Aynı değerlendirme, son çeyrek yüzyıldaki dört gelişmeden birinin dayanaklı biliş (grounded cognition) olduğunu belirtiyor (Zwaan, 2025).

Bilişsel poetika: aynı soruyu edebiyat tarafından sormak

Bilişsel poetika, bilişsel bilimin kavramlarını edebi okuma ve çözümlemeye taşıyan bir yaklaşımdır. Terimin ilk kullanıcısı olarak genellikle Reuven Tsur gösterilir; alanın en yaygın giriş kitabı ise Peter Stockwell'in Cognitive Poetics: An Introduction kitabıdır (2002). Kitabın 2020'deki ikinci baskısı, karakterin zihinsel modellemesi, metin dünyalarının kurulması, içine girme ve atmosfer duygusu ile edebiyatta duygunun gücü üzerine yeni bölümler ekledi (Stockwell, 2020).

Okurun anlamı metindeki boşlukları doldurarak kurduğu fikri edebiyat kuramında daha eskidir; Iser'in okuma kuramını ve bu fikrin nerede metafora dönüştüğünü Okur Gözlemci midir? yazısında tartıştık. Bilişsel poetikanın farkı, aynı soruyu deneysel psikolojinin bulgularıyla konuşturmaya çalışmasıdır.

Okur karakterin duygusunu çıkarır mı?

Bulut Doktrini açısından en ilgili soru budur, çünkü Duygu Ambargosu duygunun adlandırılmadığı, okurun onu kendisinin kurduğu varsayımına dayanır. Gernsbacher, Goldsmith ve Robertson (1992), okurların karakterlerin duygusal durumlarını zihinsel olarak temsil edip etmediğini sınadı ve bu tür bir temsilin kurulduğunu bildirdi. Sonraki bir çalışma ise tabloyu daralttı: Gygax, Oakhill ve Garnham (2003), önceki araştırmanın varsayımının aksine okurların suçluluk ya da can sıkıntısı gibi özgül duyguları çıkarmadığını bildirdi.

Bu iki bulgu birlikte okunduğunda şu ayrım belirir: okurlar bir duygusal yön çıkarıyor olabilir, ama bu yönün adı her zaman yazarın aklındaki özgül duygu değildir. Doktrin açısından bu, "fiziksel ipucu okura doğru duyguyu iletir" türünden bir cümlenin neden kurulamayacağını açıklar.

Doktrinin parametreleri durum modelinin neresine düşer?

Doktrinin altı parametresi yazım ve etiketleme için planlama boyutlarıdır; okurun bedenine dair bir iddia değildir. Bu parametreleri olay dizinleme modelinin boyutlarıyla yan yana koymak, örtüşmenin sanıldığından dar olduğunu gösteriyor:

Doktrin unsuruDurum modelindeki karşılığıÖrtüşme
Mekânsal GeometriMekân boyutuDoğrudan
Zamansal Çapa (çalışma kuralı)Zaman boyutuDoğrudan
Kinetik MomentumKahramanın eylemleri, nedensellikKısmi
Işık Sönümlenmesi, Isı Gradyanı, Akustik Empedans, Atmosferik BasınçBeş boyutta yok; algısal ayrıntıBelirsiz
Duygu AmbargosuKarakter duygusunun çıkarımıİlgili, ama sınırlayıcı bulgular var

Doğrudan örtüşme yalnız mekân ve zamanda var. Işık, ısı, ses ve hava gibi algısal ayrıntılar beş boyut arasında yer almaz; bu ayrıntıların okurun modelinde nasıl bir rol oynadığı, dayanaklı biliş tartışmasına daha yakın bir sorudur ve bu yazının kapsamında yanıtlanmıyor. Levent Bulut'un parametre seti, durum modeli araştırmasından türetilmedi; bu karşılaştırma sonradan yapılan bir eşleştirmedir.

UBI ile ilişki: analoji, dayanak değil

Evrensel Biyolojik Arayüz (UBI), fiziksel ayrıntılarla kodlanmış sahnelerin farklı okurlarda benzer yorumlara yakınsadığını öne süren, sınanmamış bir hipotezdir; kavramın tanımı yeniden izleme yazısında yer alıyor. Yakınsama istatistiksel bir beklentidir, kesin bir sonuç değil.

Durum modeli literatürü UBI'ye iki noktada yakın durur: okurun anlatılan dünyayı zihinsel olarak kurduğu fikri ve bu kurulumun mekân ile zaman gibi fiziksel boyutları izlediği bulgusu. Ama bu yakınlık bir ilham analojisidir. Literatür UBI'yi sınamadı; özgül duygu çıkarımına dair karışık bulgular da UBI'nin özgül düzeydeki yakınsama beklentisine karşı dikkatli olmayı gerektirir. Dürüst biçimi şudur: durum modeli araştırması, UBI'nin hangi düzeyde sınanması gerektiğini, özgül duygu düzeyinde mi yoksa daha genel bir yön düzeyinde mi, netleştirmeye yardım eden bir zemindir.

Benzer bir ayrımı yapay zekâ sistemlerinin bellek kayıtları için Epizodik Bellek yazısında, duygunun adlandırılması ile kurulması arasındaki farkı dil modelleri için Anlatım Kipi Kayması yazısında ele aldık. Anlatı kuramındaki tarihsel çizgi için Aristoteles'ten Bulut Doktrini'ne yazısına bakılabilir.

Ön kayıtlı bir deney tasarımı önerisi

Aşağıdaki tasarım bir taslaktır; veri toplanmadı ve OSF'de kayıtlı değildir. Kayıt, veri toplanmadan önce yapılmalı ve sonuç ne çıkarsa yayımlanmalıdır.

Soru. Fiziksel ipuçlarıyla yazılmış bir sahne, okurlarda duyguyu adlandıran bir sahneye göre hangi düzeyde yakınsama üretir: özgül duygu düzeyinde mi, daha genel bir yön düzeyinde mi?

Koşullar. Aynı olay iskeletinin iki biçimi: (A) duygunun adıyla yazılmış, (B) duygu adı ve benzetme olmadan, yalnız fiziksel ipuçlarıyla yazılmış. Metinler katılımcılar arasında dengelenir; her katılımcı her koşulu görür ama aynı olay iskeletini iki kez görmez.

Birincil ölçüt. B koşulunda okurların serbest yanıtla adlandırdığı duygunun, yazarın hedeflediği duyguyla özgül düzeyde ve genel yön düzeyinde eşleşme oranı. A koşulu tavan değeri olarak raporlanır; A ile B'nin doğrudan karşılaştırması, A'da duygu adı metinde yazdığı için yanıltıcı olur.

İkincil ölçütler. Okurlar arası yakınsama ve okuma süresi.

Güç. Önceki veri olmadığından etki büyüklüğü bir varsayımdır. Eşleştirilmiş tasarımda, α = 0.05 ve %80 güç için gereken katılımcı sayısı d = 0.5'te 34, d = 0.3'te 90, d = 0.2'de 199'dur. Hedef etki kayıtta açıkça yazılmalıdır; özgül ve genel düzey için iki ayrı karşılaştırma yapılırsa çoklu karşılaştırma düzeltmesi gerekir ve sayı artar.

Kapsam dışı. Beden tepkisi, beyin ölçümü ve okurun kendi duygusu ölçülmez; yalnız okurun karaktere atfettiği duygu ölçülür.

Doktrinin bu alanda söyleyemeyeceği

Durum modeli araştırmalarının UBI'yi desteklediğini söyleyemez; bu literatür UBI'yi sınamadı. Fiziksel ipuçlarının okura yazarın aklındaki özgül duyguyu ilettiğini söyleyemez; mevcut bulgular bu konuda karışıktır. Okurun beyninde ya da bedeninde ne olduğuna dair bir iddia içermez. Altı parametrenin okurun zihinsel modelinin boyutları olduğunu da söyleyemez; parametreler yazarın planlama araçlarıdır.

Sınırlılıklar

Bu yazı bir kuramsal karşılaştırmadır. Doktrinin parametreleri ile olay dizinleme modelinin boyutları arasındaki eşleştirme yazar tarafından yapıldı ve bağımsız olarak denetlenmedi. Durum modeli literatürü geniştir; burada yalnız temel derlemeler ve duygu çıkarımı üzerine birkaç çalışma ele alındı. Önerilen deney koşulmadı. Doktrinin veri kümesindeki kuralların bir kısmının insan ve makine etiketleyiciler arasında güvenilir biçimde denetlenemediği önceki güvenilirlik çalışmasında görüldü; deneyde kullanılacak metinlerin koşullara doğru atandığı bu yüzden bağımsız bir etiketleyiciyle kontrol edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Durum modeli nedir?

Durum modeli, okurun metnin kendisini değil, metnin anlattığı durumu zihninde temsil ettiği yapıdır. Bilişsel psikolojide bu kavram, okurun anlatılan dünyada zamanı, mekânı, karakterleri, nedenleri ve amaçları nasıl izlediğini açıklamak için kullanılır.

Durum modeli araştırmaları UBI hipotezini destekliyor mu?

Hayır, bu biçimde söylenemez. Durum modeli literatürü Bulut Doktrini için bir ilham analojisidir. UBI sınanmamış bir hipotezdir ve bu literatür onu doğrudan sınamamıştır. Hatta okurların özgül duyguları her zaman çıkarmadığını bildiren bulgular, UBI'nin özgül düzeydeki yakınsama beklentisine karşı dikkatli olmayı gerektirir.

Doktrinin altı parametresi durum modelinin boyutlarıyla aynı mı?

Hayır. Yalnız Mekânsal Geometri ile zamansal çapa, durum modelinin mekân ve zaman boyutlarıyla doğrudan örtüşür. Işık, ısı, ses ve hava gibi algısal ayrıntılar, olay dizinleme modelinin beş boyutu arasında yer almaz.

Bu yazıdaki deney yapıldı mı?

Hayır. Yazıdaki tasarım bir öneridir; veri toplanmadı. Böyle bir deney ancak ön kaydı veri toplanmadan önce yapılırsa ve sonuç ne çıkarsa yayımlanırsa anlamlı olur.

Kaynakça

  • Gernsbacher, M. A., Goldsmith, H. H., ve Robertson, R. R. W. (1992). Do readers mentally represent characters' emotional states? Cognition and Emotion, 6, 89–111.
  • Gygax, P., Oakhill, J., ve Garnham, A. (2003). The representation of characters' emotional responses: Do readers infer specific emotions? Cognition and Emotion, 17(3), 413–428.
  • Iser, W. (1978). The Act of Reading: A Theory of Aesthetic Response. Johns Hopkins University Press.
  • Stockwell, P. (2002). Cognitive Poetics: An Introduction. Routledge.
  • Stockwell, P. (2020). Cognitive Poetics: An Introduction (2. baskı). Routledge. doi:10.4324/9780367854546
  • Zwaan, R. A. (1999). Situation models: The mental leap into imagined worlds. Current Directions in Psychological Science. doi:10.1111/1467-8721.00004
  • Zwaan, R. A. (2025). From words to worlds: Twenty-five years of advances in situation model research. Current Directions in Psychological Science. doi:10.1177/09637214251326812
  • Zwaan, R. A., Langston, M. C., ve Graesser, A. C. (1995). The construction of situation models in narrative comprehension: An event-indexing model. Psychological Science, 6(5), 292–297.
  • Zwaan, R. A., ve Radvansky, G. A. (1998). Situation models in language comprehension and memory. Psychological Bulletin, 123(2), 162–185. doi:10.1037/0033-2909.123.2.162

Levent Bulut'un kayıtlı çalışmalarının tam listesi derlem sayfasındadır.

Atıf

@misc{bulut2026durummodeli,
  author       = {Bulut, Levent},
  title        = {Okur Fiziksel İpuçlarından Ne Kurar? Durum Modelleri ve Bir Hipotezin Sınırları},
  year         = {2026},
  howpublished = {\url{https://leventbulut.com/bilissel-poetika-durum-modelleri-okur/}},
  note         = {leventbulut.com}
}
G-Verified: Levent Bulut