Hikâyeye Nereden Başlanır? In Medias Res Nedir, Örnekleri

Hikâyeye nereden başlanır? In medias res nedir, ab ovo ile farkı, Homeros örnekleri ve açılışta söylenmeyen bilginin sahneye nasıl dağıtılacağını anlatıyorum.

Share
Hikâyeye Nereden Başlanır? In Medias Res Nedir, Örnekleri
How to Start a Story In Medias Res: Hook Readers from Page One

Hikâyeye Nereden Başlanır? In Medias Res ve Olayların Ortasından Açılış

Özet ve Uygulama Çerçevesi

In medias res, Latincede “olayların ortasına” demektir: hikâye başlangıçtan değil, olayların içinden açılır. Terimi Romalı şair Horatius, Homeros'un destanlarını örnek göstererek kullandı. Bu yazı kavramı tanımlıyor, üç açılış biçimini karşılaştırıyor, Homeros'un İlyada ve Odysseia'sında tekniğin nasıl işlediğini ve Aristoteles'in bu seçimi nasıl övdüğünü özetliyor. Ana sorumuz şu: olayların ortasından başlayınca, açılışta söylenmeyen bilgi nereye gider? Aynı hikâyenin iki ayrı açılışını içeren özgün bir örnekle önerimiz, geride bırakılan bilginin sonradan bir özet paragrafıyla değil, sahnedeki nesnelere ve eylemlere dağıtılarak verilebileceği. Hangi açılışın okuru kitapta tuttuğu ise bu yazıda sınanmadı.

In medias res nedir?

In medias res, bir anlatının olayların başından değil ortasından açılmasıdır. Okur, karakterlerin kim olduğunu ve oraya nasıl geldiklerini öğrenmeden önce bir durumun içine bırakılır; geçmiş bilgiler hikâye ilerledikçe gelir.

Terim, Romalı şair Horatius'un yaklaşık MÖ 13 yılına tarihlenen Ars Poetica (Şiir Sanatı) adlı manzum mektubundan gelir. Horatius iyi bir destan şairini anlatırken onu iki açılışla karşılaştırır. Kötü şair Truva Savaşı'nı “yumurtadan” (ab ovo) başlatır: savaşın nedeni olan Helene'nin, Zeus'un kuğu kılığında yaklaştığı Leda'nın yumurtladığı ikiz yumurtadan çıktığı efsaneye kadar geri gider. Homeros ise hep olaya koşar ve dinleyiciyi “olayların ortasına” kapar.

Bu yüzden iki Latince deyim birlikte anılır: ab ovo, en baştan, kökeninden başlamak; in medias res, olayların ortasından başlamak.

Bir bakışta: üç açılış

Aşağıdaki tablo bu yazı için hazırlanmış bir karşılaştırmadır.

AçılışOkur ilk sayfada ne bilir?Geçmiş bilgi nasıl gelir?
En baştan (ab ovo)Karakterin geçmişini, durumu ve nedenleri.Açılışta, sırayla.
Olayların ortasından (in medias res)Yalnız o anki durumu.Sonradan; diyalog, geriye dönüş ya da sahnedeki ayrıntılarla.
SondanSonucu, ama nasıl varıldığını değil.Hikâyenin geri kalanı boyunca.

Homeros: savaşın tamamını değil, bir parçasını anlatmak

İlyada, Truva Savaşı'nın başlamasından dokuz yıl sonra, savaşın tam ortasında açılır. Savaşın nasıl başladığını anlatmaz; Akhilleus ile Agamemnon arasındaki bir çatışmadan başlar.

Odysseia'da okur Odysseus'la ilk kez, onu yıllardır adasında tutan Kalypso'nun yanında karşılaşır. Odysseus'un yolculuğunun büyük bölümü bu andan önce yaşanmıştır ve okur onu ancak 9. ile 12. kitaplar arasında, Odysseus'un kendi ağzından anlattığı uzun bir geriye dönüşle öğrenir. Geriye dönüşün nasıl kurulduğunu Geriye Dönüş yazısında, yine Odysseia'dan bir sahneyle ele almıştık.

Aristoteles Poetika'da bu seçimi Homeros'un üstünlüğünün bir göstergesi olarak över: Truva Savaşı'nın bir başı ve sonu olduğu hâlde Homeros savaşın tamamını anlatmaya kalkmamış, tek bir bölümünü seçmiş ve öteki olayları ara bölümler olarak araya katmıştır. Aristoteles'in olay örgüsü anlayışını Aristoteles'ten Bulut Doktrini'ne yazısında anlatı kuramlarının tarihi içinde özetlemiştik.

Açılışta söylenmeyen bilgi nereye gider?

Anlatı kuramında, okurun hikâyeyi anlamak için bilmesi gereken geçmiş bilgilere “serim” (İngilizce “exposition”) denir. Alman yazar Gustav Freytag'ın 1863 tarihli Die Technik des Dramas kitabında dramın yapısını anlattığı ve sonradan “Freytag piramidi” diye anılan şemada serim, olayların yükselişinden önceki ilk bölümdür. Meir Sternberg'in 1978 tarihli Expositional Modes and Temporal Ordering in Fiction kitabı ise serimin anlatıdaki yerini ve zaman sırasıyla ilişkisini ayrıntılı biçimde inceler.

In medias res bu sırayı değiştirir. Serim ortadan kalkmaz; ertelenir. Geride bırakılan bilgi sonradan diyalogla, geriye dönüşle ya da geçmiş olayların betimlenmesiyle verilir. Yazar için asıl soru da buradadır: ertelenen bilgi hikâyeye nasıl geri döner?

Okurun eksik bilgiyle bir zihinsel model kurmaya başladığını, sonra gelen ayrıntılarla bu modeli güncellediğini Durum Modelleri yazısında ele almıştık. In medias res, okuru bu modeli daha ilk satırda, eksik parçalarla kurmaya çağırır.

Örnek: aynı hikâye, iki başlangıç

Aşağıdaki iki açılış bu yazı için yazıldı. İlki en baştan başlıyor:

“Selma, Kadıköy'deki dairesinde on bir yıl oturdu. Ev sahibi kirayı iki katına çıkarınca taşınmaya karar verdi. Kardeşi Murat taşınmada yardım edeceğine söz vermişti, ama son gün gelemeyeceğini bildirdi. Selma taşınma sabahı işe erkenden koyuldu.”

Bu açılış okura dört bilgi veriyor: ne kadar süre, neden taşınıyor, kim yardım edecekti ve neden yalnız. Hepsi ilk dört cümlede, bir özet olarak geliyor. İkinci açılış aynı hikâyenin ortasından başlıyor:

Çamaşır makinesinin bir ayağı dördüncü basamağın kenarına takıldı. Selma kayışı omzundan bileğine doladı, makineyi bir karış geri çekti. Üst kattan bir kapı açıldı; terlikli bir adam merdiven boşluğuna eğilip baktı, sonra kapıyı kapattı. Telefon cebinde iki kez titredi. Ekranda “Murat” yazıyordu. Selma telefonu açmadı. Makineyi bir basamak daha indirdi; kayış avucunda kırmızı bir iz bıraktı. Sahanlıktaki kolinin üstünde, banttan sarkan bir zarf duruyordu. Zarfın köşesinde bir emlak ofisinin damgası vardı.

İkinci açılışta ilk açılıştaki bilgilerin hiçbiri söylenmiyor. Ama çoğu sahnede duruyor:

  • Taşınma: merdivenden indirilen çamaşır makinesi, sahanlıktaki koli.
  • Kira: emlak ofisinin damgasını taşıyan zarf. Okur bunun ne olduğunu henüz bilmiyor; ama bir soru olarak not ediyor.
  • Murat: açılmayan telefon. Okur Murat'ın kim olduğunu bilmiyor; ama Selma'nın onunla şu an konuşmadığını görüyor.
  • Yalnızlık: makineyi tek başına taşıyan bir kadın ve kapısını kapatan bir komşu. Metinde bu kelime geçmiyor.

Bazı bilgiler ise, örneğin Selma'nın o evde on bir yıl oturduğu, bu açılışta hiç yok; sonraki sayfalara kalıyor. In medias res bir bilgi kaybı değil, bir bilgi erteleme ve dağıtma biçimidir.

Söylenmeyen bilgiyi nesneye bırakmak

Nesnel İzdüşüm'ün iki anayasal kuralından biri olan Duygu Ambargosu, duygunun metinde adıyla söylenmemesini, gözlenebilir ayrıntılarla kurulmasını önerir. In medias res'te benzer bir ilke yalnız duyguya değil, geçmiş bilgiye de uygulanabilir: serim bir özet paragrafında toplanmak yerine sahnedeki nesnelere dağıtılır. Örnekte zarf ve açılmayan telefon, ilk açılıştaki iki özet cümlesinin yerini tutuyor.

Bunun bir bedeli var: okur her nesnenin anlamını hemen çözemez. Zarf ve telefon, sonradan cevaplanacak sorular olarak bekler. Bu yüzden in medias res açılışı, okura verilmeyen bilginin sonraki sayfalarda gerçekten geleceği varsayımına dayanır. Dört çalışma kuralından biri olan Mikro Odak da burada işe yarayabilir: geniş bir durum betimlemesi yerine tek bir nesneye, makinenin basamağa takılan ayağına odaklanmak, okuru durumun ortasına yerleştirir.

Senaryo yazımında da benzer bir tavsiye sık duyulur: sahneye olabildiğince geç girmek, açıklamayı karakterlerin eylemine bırakmak. Senaryo eylem satırlarının nasıl yazıldığını Senaryo Eylem Satırları yazısında tartışmıştık.

Olayların ortası, aksiyonun ortası değildir

In medias res çoğu zaman “bir patlamayla başla” diye özetlenir. Oysa Homeros'un İlyada'sı bile bir savaş sahnesiyle değil, iki komutan arasındaki bir çatışmayla açılır. Örnekteki açılış da bir merdivende çamaşır makinesi taşıyan bir kadınla başlıyor; büyük bir olay yok, ama süren bir durum var.

Olayların ortasından başlamak bazı riskler de taşır:

  • Yön kaybı: okur kimin, nerede ve ne zaman olduğunu hiç bulamazsa durum modelini kuramayabilir. Örnekte bir isim (Selma), bir yer (merdiven, dördüncü basamak) ve bir eylem (taşıma) ilk iki cümlede var.
  • Hemen gelen uzun geriye dönüş: açılıştan hemen sonra uzun bir geriye dönüşle bütün serimi vermek, açılışın ertelediği bilgiyi bir anda geri getirir.
  • Anlamı bilinmeyen tehlike: okur karakteri tanımadan önce onu bir tehlikenin içinde görürse, o tehlikenin ne anlama geldiğini kuramayabilir.

Açılışın neyi okura verip neyi sakladığı, okurun karakterden çok mu az mı bildiğini de belirler. Okura karakterden fazlasını vermenin sonuçlarını Dramatik İroni yazısında, okurdan bilinçli olarak saklanan bilginin kurallarını ise Polisiyede Adil Oyun yazısında ele almıştık.

Doktrinin bu alanda söyleyemeyeceği

  • Olayların ortasından başlayan bir açılışın okuru kitapta tuttuğunu söyleyemez. Örnekteki iki açılış okurlarla karşılaştırılmadı.
  • In medias res'in en baştan başlamaktan daha iyi bir teknik olduğunu söyleyemez; iki açılış farklı işlere yarar.
  • Okurun sahnedeki nesnelerden ertelenen bilgiyi doğru çıkaracağını söyleyemez; bu yazıda bir öneri olarak kalır.
  • Homeros'un ya da Horatius'un Nesnel İzdüşüm'e benzer bir yöntemle çalıştığını iddia edemez. Benzerlik geriye dönük bir yorumdur.

Sınırlılıklar

Bu yazı Horatius'un, Aristoteles'in, Freytag'ın ve Sternberg'in görüşlerini ikincil kaynaklar ve özetler üzerinden aktarıyor; eserler ayrıntılı biçimde incelenmedi. Eserlerden alıntı yapılmadı; olaylar özetlenerek aktarıldı. Üç açılış biçimini karşılaştıran tablo bu yazı için hazırlandı. Senaryo yazımıyla ilgili tavsiye yaygın bir uygulamayı anlatıyor, bir kaynağa dayanmıyor. Örnek açılışlar bu yazı için yazıldı ve okurlarla sınanmadı. Doktrinin kavramları ve kaynakları Levent Bulut'un bilgi grafiğinde, yayımlanmış çalışmalar ise Levent Bulut derlem sayfasında listelenmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

In medias res nedir?

In medias res, Latincede “olayların ortasına” demektir. Hikâyenin başlangıçtan değil olayların içinden açılması, geçmiş bilgilerin ise sonradan verilmesidir. Terimi Romalı şair Horatius, Ars Poetica'da kullandı.

In medias res ile ab ovo arasındaki fark nedir?

Ab ovo, “yumurtadan”, yani en baştan başlamaktır: Horatius'un örneğinde Truva Savaşı'nı Helene'nin doğduğu yumurtadan başlatmak. In medias res ise olayların ortasından başlamak ve geçmişi sonradan vermektir.

In medias res örnekleri nelerdir?

En bilinen örnekler Homeros'un destanlarıdır. İlyada, Truva Savaşı'nın başlamasından dokuz yıl sonra açılır. Odysseia'da okur Odysseus'la Kalypso'nun adasında karşılaşır; yolculuğunun büyük bölümünü 9. ile 12. kitaplar arasında, Odysseus'un kendi anlatımıyla öğrenir.

Hikâyeye nereden başlanır?

Kesin bir kural yoktur. En baştan başlamak okura durumu baştan verir; olayların ortasından başlamak okuru bir durumun içine bırakır ve geçmiş bilgiyi sonraya erteler. Ertelenen bilgi diyalog, geriye dönüş ya da sahnedeki nesneler ve eylemlerle verilebilir.

In medias res aksiyonla başlamak mı demektir?

Her zaman değil. Olayların ortası bir patlama ya da kovalamaca olmak zorunda değildir; süren bir durumun ortası da olabilir. Önemli olan, okurun geçmişi öğrenmeden önce bir durumun içine yerleştirilmesidir.

Kaynakça

  • Aristoteles. Poetika. Çev. İsmail Tunalı. Remzi Kitabevi, 1999.
  • Freytag, G. (1863). Die Technik des Dramas. S. Hirzel.
  • Homeros. İlyada ve Odysseia.
  • Horatius. Ars Poetica. Y. MÖ 13.
  • Sternberg, M. (1978). Expositional Modes and Temporal Ordering in Fiction. Johns Hopkins University Press.
  • Wikipedia. In medias res. en.wikipedia.org (erişim: 27 Ekim 2026).

Atıf

@misc{bulut2026inmediasrestr,
  author       = {Bulut, Levent},
  title        = {Hikâyeye Nereden Başlanır? In Medias Res ve Olayların Ortasından Açılış},
  year         = {2026},
  howpublished = {\url{https://leventbulut.com/hikayeye-nereden-baslanir-in-medias-res/}},
  note         = {leventbulut.com}
}
G-Verified: Levent Bulut