Şimdiki Zaman mı Geçmiş Zaman mı? Hikâyede Kip Seçimi Nasıl Olmalı?
Hikâye şimdiki zamanla mı, geçmiş zamanla mı yazılır? Genette, Hamburger, Türkçede -dı ile -mış farkı ve aynı sahnenin üç kipte yazılmış hâli.
Türkçede -dı ile -mış farkı ve aynı sahnenin üç kipte yazılmış hâli
Özet ve Uygulama Çerçevesi
Bir hikâyeyi şimdiki zamanla mı, geçmiş zamanla mı anlatmalı? Bu yazı, Gérard Genette'nin anlatma zamanı ayrımını ve Käte Hamburger'in kurmacadaki geçmiş zaman üzerine tezini özetliyor. Türkçenin İngilizcede bulunmayan bir seçeneğe sahip olduğunu da vurguluyor: geçmişi “-dı” ile mi, “-mış” ile mi anlatacağınız, olayı tanık olunmuş mu yoksa duyulmuş mu gösterdiğinizi de belirler. Aynı sahnenin üç kipte yazıldığı özgün bir örnekle önerimiz, kip seçimini bir anlatı mesafesi aracı olarak düşünmek. Bir kipin ötekinden daha sürükleyici olduğu ise bu yazıda sınanmadı.
Anlatı kipi neden bir seçimdir?
Romanların çoğu geçmiş zamanla anlatılır. Ama hikâyeyi şimdiki zamanla anlatan romanlar da azımsanmayacak kadar çoktur ve yazarlık atölyelerinde en sık sorulan sorulardan biri hangisinin seçileceğidir. Bu soru yalnız dilbilgisiyle ilgili değildir: kip, anlatıcının olaylara zamanda nereden baktığını da belirler.
Anlatıcının olaylara ne kadar yakından baktığını Anlatı Mesafesi yazısında ele almıştık. Bu yazı o tartışmanın bir devamı: kip seçimi, mesafeyi ayarlamanın dilbilgisel araçlarından biridir.
Genette: anlatma zamanı
Fransız anlatıbilimci Gérard Genette, anlatıcının anlatma eyleminin anlatılan olaylara göre zamanda nerede durduğunu dört türe ayırır: olaylardan sonra anlatmak (sonradan anlatma), olaylardan önce anlatmak (önceden anlatma), olaylarla eşzamanlı anlatmak (eşzamanlı anlatma) ve bunların karışımı (araya girerek anlatma). En yaygın tür sonradan anlatmadır. Türkçe adlar bu yazı için önerildi.
Burada önemli bir ayrım vardır: şimdiki zaman kullanmak, anlatmanın olaylarla eşzamanlı olduğu anlamına gelmez. Geçmişte olmuş bir olay da şimdiki zamanla anlatılabilir; buna “tarihsel şimdiki zaman” denir ve canlılık katmak için sonradan anlatılan hikâyelerde sık kullanılır. Tersine, geçmiş zaman da olayları karakterin o anki algısına çok yakın verebilir. Anlatıbilimci José Ángel García Landa, John Updike'ın Tavşan, Koş romanını bu tartışmada eşzamanlı anlatmaya örnek olarak anar. Karakterin o anki zihnini izlemenin bir başka yolunu İç Monolog yazısında ele almıştık.
Hamburger: kurmacada geçmiş zaman geçmişi göstermez mi?
Alman edebiyat kuramcısı Käte Hamburger, 1957 tarihli Die Logik der Dichtung kitabında (İngilizcesi The Logic of Literature, 1973) “epik geçmiş zaman” tezini savundu. Hamburger'e göre kurmaca anlatıda geçmiş zaman, geçmişte olanı gösterme işlevini yitirir: “Ertesi gün yola çıktı” cümlesini okuyan okur bir geçmişi değil, kurmacanın kendi şimdisini izler.
Bu tez çok tartışıldı. Katja Mellmann'ın 2019'da yayımlanan bir çalışması, çoğu sözlü halk anlatısından oluşan kültürlerarası bir örneklemde bazı kültürlerin hikâyeyi şimdiki zamanla ya da uzaklık bildiren biçimlerle anlattığını gösterdi. Mellmann, epik geçmiş zamanın bir zaman değil, bir kip değişikliği işaret ettiğini öne sürer ve bazı dillerde bu işlevin, bilginin kaynağını gösteren dilbilgisel biçimlerle (kanıtsallık, İngilizce “evidentiality”) karşılandığını söyler. Bu nokta Türkçe için özellikle ilgi çekicidir.
Türkçenin üçüncü seçeneği: “-dı” ve “-mış”
İngilizcede geçmiş için temelde bir seçenek vardır: “she walked”. Türkçede ise iki geçmiş zaman eki vardır ve aralarındaki fark yalnız zamanla ilgili değildir. Okul dilbilgisinde “görülen geçmiş zaman” denen “-dı” (yürüdü), konuşanın olaya tanık olduğunu ya da olayı kesin bildiğini gösterir. “Öğrenilen” ya da “duyulan geçmiş zaman” denen “-mış” (yürümüş) ise bilginin dolaylı olduğunu, duyulduğunu, sonradan fark edildiğini ya da çıkarıldığını gösterebilir.
Dilbilimciler Ayhan Aksu-Koç ve Dan Slobin, 1986 tarihli çalışmalarında Türkçedeki bu kanıtsallık biçimlerinin gelişimini ve kullanımını incelediler. Türk masallarının “Bir varmış, bir yokmuş” diye başlaması ve “-mış”la sürmesi bu ayrımın en tanıdık örneğidir: masal anlatıcısı olaylara tanık olduğunu değil, onları aktardığını söyler.
Bu yüzden Türkçe yazan bir yazarın önünde iki değil, en az üç seçenek vardır: şimdiki zaman (“yürüyor”), görülen geçmiş (“yürüdü”) ve öğrenilen geçmiş (“yürümüş”).
Bir bakışta: üç kip, üç konum
Aşağıdaki tablo bu yazı için hazırlanmış bir karşılaştırmadır. Sütunlardaki etkiler bir okuma önerisidir; okurlarla sınanmamıştır.
| Kip | Anlatıcı nerede durur? | Okur neyi bilmez? |
|---|---|---|
| Şimdiki zaman (-yor) | Olayların içinde, aynı anda. | Sonra ne olacağını; anlatıcı da bilmiyor görünür. |
| Görülen geçmiş (-dı) | Olaylardan sonra, tanık olarak. | Sonu; ama anlatıcının bildiğini varsayar. |
| Öğrenilen geçmiş (-mış) | Olaylardan uzakta, aktaran olarak. | Anlatılanın ne kadar doğru olduğunu. |
Örnek: aynı sahne, üç kip
Aşağıdaki sahne bu yazı için yazıldı ve aynı ayrıntılarla üç kipte veriliyor:
Görülen geçmiş: Otobüs durağın önünde durdu. Kapı açıldı, kimse inmedi. Şoför aynadan Hüsnü'ye baktı. Hüsnü elindeki bileti ikiye katladı, cebine koydu, binmedi. Kapı kapandı.
Şimdiki zaman: Otobüs durağın önünde duruyor. Kapı açılıyor, kimse inmiyor. Şoför aynadan Hüsnü'ye bakıyor. Hüsnü elindeki bileti ikiye katlıyor, cebine koyuyor, binmiyor. Kapı kapanıyor.
Öğrenilen geçmiş: Otobüs durağın önünde durmuş. Kapı açılmış, kimse inmemiş. Şoför aynadan Hüsnü'ye bakmış. Hüsnü elindeki bileti ikiye katlamış, cebine koymuş, binmemiş. Kapı kapanmış.
Üç sürümde de aynı ayrıntılar var: duran otobüs, inmeyen yolcu, aynadan bakan şoför, katlanan bilet. Değişen yalnız anlatıcının bu ayrıntılara zamanda nereden baktığı:
- Görülen geçmiş: anlatıcı olanı görmüş ve sonucunu biliyor. Okur, Hüsnü'nün neden binmediğinin sonradan açıklanacağını bekleyebilir.
- Şimdiki zaman: anlatıcı Hüsnü'yle aynı anda duruyor. Ne olacağını bilmiyormuş gibi görünür; okur da kapının kapanmasını Hüsnü'yle birlikte izler.
- Öğrenilen geçmiş: anlatıcı olayı başkasından duymuş ya da sonradan öğrenmiş. Sahne bir aktarıma dönüşür; okur, bu ayrıntıların kimden geldiğini sormaya başlayabilir.
Üç sürümde de duygunun adı geçmiyor. Nesnel İzdüşüm'ün iki anayasal kuralından biri olan Duygu Ambargosu, duygunun adıyla söylenmemesini, gözlenebilir ayrıntılarla kurulmasını önerir. Kip seçimi bu kuralı ne ihlal eder ne de karşılar; ayrıntılar aynı kalırken okurun o ayrıntılara hangi mesafeden baktığını değiştirir.
Kip ve zamansal çapa
Şimdiki zamanla yazılan bir anlatıda, olayın ne zaman geçtiğini gösteren işaretler daha da önem kazanabilir, çünkü kipin kendisi bir “sonra” işaret etmez. Nesnel İzdüşüm'ün dört çalışma kuralından biri olan Zamansal Çapa, sahnede somut bir zaman, süre ya da ölçünün bulunmasını önerir. Bu kuralı yapay zekânın anlatı zamanını ele alışı üzerinden Zamansal Çapa yazısında tartışmıştık; o yazının odağı yapay zekâydı, bu yazınınki dilbilgisi.
Kip değiştirmek, zamanda geriye gitmenin de bir yoludur. Şimdiki zamanla anlatılan bir hikâyede geçmiş zamana geçmek, ya da geçmişle anlatılan bir hikâyede “-mıştı”ya geçmek, okura bir geriye dönüş işareti verir. Geriye dönüşün girişini ve çıkışını Geriye Dönüş yazısında ele almıştık.
İki kip, aynı romanda
Bazı yazarlar iki kipi aynı romanda birlikte kullanır. Charles Dickens'ın 1852–53'te yayımlanan Kasvetli Ev'i, şimdiki zamanla konuşan üçüncü kişili bir anlatıcı ile kendi hikâyesini geçmiş zamanla anlatan Esther Summerson'ın bölümleri arasında gidip gelir. Böyle bir yapıda kip, okura hangi anlatıcının konuştuğunu da gösterir. Anlatıcı türlerini Bakış Açısı yazısında ele almıştık.
Senaryo yazımında ise şimdiki zaman bir gelenektir: eylem satırları ekranda o anda görüleni anlatır. Senaryo eylem satırlarının nasıl yazıldığını Senaryo Eylem Satırları yazısında tartışmıştık.
Doktrinin bu alanda söyleyemeyeceği
- Bir kipin ötekinden daha sürükleyici olduğunu söyleyemez. Örnek sahnenin üç sürümü okurlarla karşılaştırılmadı.
- Şimdiki zamanın okuru olaya daha yakın hissettirdiğini söyleyemez; tablodaki konumlar bir okuma önerisidir.
- “-mış” ekinin okurda her zaman bir güvensizlik ya da uzaklık duygusu doğurduğunu söyleyemez. Bu ekin anlamı bağlama göre değişir ve şaşırma ya da sonradan fark etme gibi başka işlevleri de vardır.
- Hamburger'in tezi ile Mellmann'ın bulguları arasındaki tartışmayı çözemez; bu yazı ikisini yalnızca özetler.
- Kip seçimini Nesnel İzdüşüm'ün bir kuralı haline getirmez; kip, kuralların dışında kalan bir yazım tercihidir.
Sınırlılıklar
Bu yazı Genette'nin, Hamburger'in, Mellmann'ın ve Aksu-Koç ile Slobin'in görüşlerini ikincil kaynaklar ve özetler üzerinden aktarıyor; eserler ayrıntılı biçimde incelenmedi. Genette'nin anlatma zamanı türlerinin Türkçe adları bu yazı için önerildi. Türkçe kip terimleri okul dilbilgisindeki yaygın adlarla verildi; dilbilimde farklı adlandırmalar da kullanılır. Romanlardan alıntı yapılmadı. Örnek sahne bu yazı için yazıldı ve okurlarla sınanmadı. Doktrinin kavramları ve kaynakları Levent Bulut'un bilgi grafiğinde, yayımlanmış çalışmalar ise Levent Bulut derlem sayfasında listelenmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hikâye şimdiki zamanla mı, geçmiş zamanla mı yazılmalı?
Kesin bir kural yoktur. Geçmiş zaman en yaygın anlatı kipidir; şimdiki zaman da pek çok romanda kullanılır. Kip, anlatıcının olaylara zamanda nereden baktığını belirler ve bu yüzden bir anlatı mesafesi aracı olarak düşünülebilir.
Tarihsel şimdiki zaman nedir?
Tarihsel şimdiki zaman, geçmişte olmuş bir olayın şimdiki zamanla anlatılmasıdır. Anlatıya canlılık katmak için kullanılır. Şimdiki zaman kullanmak, anlatmanın olaylarla eşzamanlı olduğu anlamına gelmez.
Hikâyede -dı ile -mış arasındaki fark nedir?
Görülen geçmiş zaman (-dı) anlatıcının olaya tanık olduğunu ya da olayı kesin bildiğini gösterir. Öğrenilen geçmiş zaman (-mış) ise bilginin dolaylı olduğunu, duyulduğunu ya da sonradan öğrenildiğini gösterebilir. Türk masallarının “-mış”la anlatılması bu farkın tanıdık bir örneğidir.
Şimdiki zamanla yazılmış ünlü romanlar hangileridir?
John Updike'ın Tavşan, Koş romanı şimdiki zamanla anlatılır. Charles Dickens'ın Kasvetli Ev'inde ise şimdiki zamanla konuşan bir anlatıcı ile geçmiş zamanla anlatan Esther Summerson'ın bölümleri dönüşümlü ilerler.
Aynı hikâyede kip değiştirilebilir mi?
Değiştirilebilir. Kip değişikliği çoğu zaman bir geriye dönüşü, bir anlatıcı değişimini ya da zamanda bir sıçramayı işaret eder. Önemli olan, okurun değişikliği fark edebileceği bir işaretin bulunmasıdır.
Kaynakça
- Aksu-Koç, A. A. ve Slobin, D. I. (1986). A psychological account of the development and use of evidentials in Turkish. W. Chafe ve J. Nichols (Ed.), Evidentiality: The Linguistic Coding of Epistemology içinde (s. 159–167). Ablex.
- Dickens, C. (1852–53). Bleak House. Bradbury & Evans.
- Genette, G. (1980). Narrative Discourse: An Essay in Method. Çev. J. E. Lewin. Cornell University Press. (Özgün: Figures III, 1972.)
- Hamburger, K. (1957). Die Logik der Dichtung. (İng. The Logic of Literature, 1973.)
- Mellmann, K. (2019). On the origin of the epic preterit. Journal of Literary Theory, 13(2), 206–226.
- Updike, J. (1960). Rabbit, Run. Alfred A. Knopf.
- García Landa, J. A. Structural Narratology: 4.8. Time of the narrating. personal.unizar.es (erişim: 30 Ekim 2026).
Atıf
@misc{bulut2026anlatikipitr,
author = {Bulut, Levent},
title = {Şimdiki Zaman mı Geçmiş Zaman mı? Anlatı Kipi Seçimi},
year = {2026},
howpublished = {\url{https://leventbulut.com/simdiki-zaman-mi-gecmis-zaman-mi-anlati-kipi/}},
note = {leventbulut.com}
}